İLÇENİN TARİHİ

    Arapgir, civarındaki yerleşim birimlerinin en eskilerinden biridir. Eski ismi "Daskuza" dır. Şehrin M.Ö. 1200 yıllarında kurulduğu ve ilk yerlilerinin Müşkiler olduğu sanılmaktadır. Arapgir, kronolojik olarak Protohitler, Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, İslam Uggarlıkları, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Osmanlı dönemini idrak etmiş ve bu kültürlerin etki alanına girmiştir.

    M.Ö. 852 de Asur eğemenliğine giren Arapgir,önce Urartuların eline geçer. M.Ö.612 de tekrar Asurluların eğemenliğine girer. Asur eğemenliği İskenderin Anadolu'ya girdiği M.Ö.330 yılına kadar devam eder. M.Ö.44 'de Roma imparatorluğu'nca eğemenlik altına alınan bu bölgenin Müslümanların eline geçmesi M.S.717'de Emevi Komutanı Davut Bin Süleyman sayesinde olur. Daha sonra Denişmentliler'in eline geçen Arapgir,1178'de Selçuklu Devlet'ine bağlı bir Sancak haline getirilir. Selçuklular'ın Kösedağ Savaşında Moğollara yenilmesi üzeine Moğolların eline geçer.

OSMAN PAŞA CAMİİ

    Anadolu Beylikleri döneminde önce Karakoyunluların,daha sonra Akkoyunluların eline geçen Arapgir, 1514 Çaldıran Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin eğemenliğine girer ve Sivas Eyaleti'nin 7 sancağından biri olur.1834'de Diyarbakır'a,1874'te Elazığ'a bağlanan Arapgir, Cumhuriyet döneminde, Malatya İli'ne bağlı bir ilçe yapılır.

    19.yüzyılda, Trabzon-Halep transit yolu üzerinde yer alması,tüccarların girişken ve çalışkan olması, "manusa" kumaşı yapan el tezgahlarının yaygınlığı nedeniyle Arapgir önemli bir ticaret ve sanat şehridir. Bu dönemde nüfusun Malatya, Harput ve Diyarbakır'dan daha fazla olduğu sanılmaktadır. Bu durum 1.Dünya Savaşı'na kadar devam etmiştir. Savaştan sonra, büyük tüccarların İstanbul, İzmir gibi büyük kentlere göç etmesi, Arapgir'in besleme havzası olan Irak ve Suriye'nin elden çıkamsı sonucu Arapgir giderek küçülmüştür...

CEVAT PAŞA KONAĞI

 ARAPGİR ADI

    Birçok kaynakta Arapgir'in adı Daskousa-Dascousa-Daskuza olarak zikredilmektedir. İsmail Hamdi Denişmend eserlerinde Arapgir'i "ARAPKA-ARAPÇA-ARABRAKES" diye vermekte. Bizans kaynaklarında ARABRAKES diye geçmektedir.

    Arapgir ismi eski Arapça yazı ile "Ayın,Rı,Be,Kef,Ye-ı ve Rı" harfleriyle yazılmaktadır. Bu harflerle yazılan Arapgir "Arapger,Arapker,Arapkir,Arapgir" şeklinde okunabilmiştir. Latin alfabesi ile transript edildiğinde, biz bunu ARAPGİR diye yazıp okumaktayız.

EVLİYA ÇELEBİYE GÖRE:  Zamani kadimdeki banisi belli değildir. Muhammed yedi yaşında iken Arap Hatemi Ta'i Nuşirevan derdinden bizar olarak Mekke'ye gelmiş ve Abdulmuttalip ile görüşmüş, onların izni ile Arapkir'e gelüp mesken edinmiştir.

    Ceri sahibi olup, Nuşirevana gelüp, bu şehri aldığı malü ganaimle mamur etmiştir. İşte Arap Hatemi Ta'inin adına göre bu memleketin ismi Arapgir kalmıştır. Nice maluktan müluka geçmiş, nihayetinde Selçukiyan eline düşmüş, Çelebi Sultan Mehmet Han feth etmiştir. (E.Ç.S.C.5.215) Kalesini Hatemi Ta'i mamur edip 7 sene zapturaltında kaldı.

  *_ Başka bir hikaye: Arapgir denilmesinin sebebi, Süleyman Şah'ın kaleye su yolundan 40 Arap cengaveriyle geldiği esnada, kalenin kalabalığını gören Araplar hayterle bakarken "Arap ne duruyorsun gir" demeleri üzerine Arapgir ismi verilmiştir. Asker tutan anlamında olan "ergirt" den mütevellit Arapgir denilmektedir.

  *_ Asur Kralı Sargon'un Malatya civarında hakimiyet kurmak istediği, bunun için bu bölgede 8 adet kale yaptırdığı, bu fütuhatta engel olmak isteyen Arapgir halkını Aşağı Mezopotamya'ya sürdüğü, oradan getirdiği Arap ahaliyi de Arapgir'e yerleştirdiği, bundan sonra Arapger dendiği, ses düşmesi ile Arapgir olduğu belirten kaynaklarda vardır...

  *_ Bazı kaynaklarda da Arapgir "Narin Kale-Nazik Kale" diye belirtilmekte, bunun "Ar,Ab,Ger" olarak "ye, iç, keyfine bak" anlamına geldiğini, Arapgir isminin bu anlamda kullanıldığı belirtilmektedir...

  *_ Bir başka kaynak: Arapgir!in Darapgir kelimesinden türediğini belirterek; "Darap" bir hükümdar adı "kir" de "işlediği-yaptığı" anlamına geldiğine göre, şehri kuran Darap ismindeki hükümdar olduğu, Arapgir "Arapkir" isminin de buradan geldiğini belirtmektedir...

  *_ 9.yüzyıl başlarında Bizans hakimiyeti altında bulunan Arapgir, Melikşah zamanında Selçuklu Hakimiyeti altına alınmıştır. "Melikşah buranın alınması için Arap Mehmet denilen bir komutan ile CihanŞah'ı memur eder. Bunlardan Cihanşah şimdiki Cihangir denilen yerde şehit olur. Arap Mehmet ise uzun bir kuşatmadan sonra şehri ele geçirir. Bu olaya izafen buraya Arapgir ismi verilir" diyen kaynaklar da vardır...